Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

9 Haziran 2012 Cumartesi

KURAN-I KERİM ANLAŞILMAZ DEĞİLDİR

 
KURAN-I KERİM  ANLAŞILMAZ  DEĞİLDİR

 KURAN-I KERİMDE ANLAŞILMAZ AYET YOKTUR

MÜTEŞABİH:Birden fazla anlama gelebilen veya manasında kapalılık bulunan ayetlerdir.Tefsirinde güçlük çekilen ayet veya kelimelere müteşabih denir. Çoğulu müteşabihattır.Bunların hangi manaya geldikleri yalnız kendilerinden anlaşılmaz.Başka harici bir delil gerekir.Müteşabih genel anlamda ikiye ayrılır.

2-MANADA MÜTEŞABİH

1--LAFIZDA MÜTEŞABİH .Lafızda müteşabihte ikiye ayrılır

A-KELİMEDE MÜTEŞABİH:Kelimenin garip bir kelime olması veya birden fazla manaya gelmesi onu müteşabih kılar.

B- CÜMLEDE MÜTEŞABİH:Cümlenin kuruluşunda takdim ve tehir gibi cümlenin uslubundan kaynaklanan müteşabihtir

2-MANADA MÜTEŞABİH :

 Kıyamet ile ilgili v.b insanın aklının alamayacağı hususlardır.Ayrıca tevil(yorum) yapılıp yapılamayacağı bakımından da ikiye ayrılır.

1-HAKİKİ MÜTEŞABİH: Tevili mümkün olmayan Hurufu Mukatta dediğimiz Bazı surelerin başına konan harflerdir(yasin,hamim,eliflam mim gibi)ki bunları tevil etmek mümkün değildir.

2-İZAFİ MÜTEŞABİH:Hurufu Mukatta dışında kalan tevili mümkün olan diğer müteşabih ayetlerdir.

TEVİL:Bir sözü veya davranışı görünür anlamından başka bir anlamda kabul etme çeviri,yorum,yorumlama anlamındadır.

TEFSİR:Kuran-ı kerimin manalarını keşfetmek onda ki müşgil ve garip lafızlardan kastedilen şeyi beyan etmek.

TEVİL İLE TEFSİR ARASINDAKİ FARK:

Tefsir kuran-ı kerimin arapça veya başka bir dille açıklmasıdır.Tevil ise sözü ondan açık(zahir) manasından nispeten kapalı veya ikinci bir manaya çekmek böylece anlamak ve yorumlamaktır.Sayın okuyucular konuyu iyice anlayabilmek için fıkhi terimlerin manasını vermemiz gerek devam ediyorum.

ZAHİR:Ortaya çıkan demektir. fıkıh usulu terimi olarak Anlaşılması için dış bir karineye(delil)muhtaç olmayacak şekilde bu anlama açık olarak delalet eden fakat tevile açık bulunan ve kendisinden çıkarılan sözün asıl sevk sebebi olmayan yani gerçek değil görünen lafza zahir denir(lafız ayetin aslı)İslam hukukundaki usulde lafızlar manaya delaletin açıklığı ve kapalılığı bakımından ikiye ayrılır.

1-MANASI AÇIK LAFIZ:Bu lafızda kastedilen mananın açıklanması için dış karine(delil)ye ihtiyaç yoktur.Bunlarda3 e ayrılır A-)ZAHİR B-)NASS  C-)MUHKEM

2- MANAYA KAPALI LAFIZ:Kastedilen mananın anlaşılması için bir açıklamaya veya dış karineye ihtiyaç vardır. Bunlarda 4 kısımdır.A)-MÜŞKİL  B-) HAFİ C) MÜCMEL. D) MÜTEŞABİH.

   Zahir olan lafzın(kelime,söz,sözcük)anlaşılması çok kolay olmakla birlikte anlaşılan mana onun aslı değil.Görünen manasıdır. Zahire iki örnek

AYET:(Nisa.3) Daha önce çok eşlilikte mealini vermiştik. Bu ayette görünen mana yetim kızlara adaletli muamele edilmesidir. Halbuki gerçek manası 4 eşe ruhsat, tek eşe teşviktir.

AYET:(Maide.45)”Biz orada(Tevratta) şöyle yazdık .cana can, göze göz, dişe diş,buruna burun,kulağa kulak ve yaralılar için kısas gerekir.Bu ayete ilk bakıldığında tevratın hükümlerini terkettiği için yahudilerin kusurlarını yüzlerine vurmak için indirilmiş gibi görünmektedir. Halbuki ayetin sonunda bu Kuran içinde geçerli olduğu görülür.

AYET(maide.45) Ayetin sonu”Kim bu hakkını bağışlarsa bu onun için keffarettir. Kim Allahın hükmü ile hükmetmezse işte onlar zalimlerin ta kendileridir.İşte görünüşte sadece Tevrattaki hükümlerin bildirildiği zannedilen ayetin Müslümanları da bağladığı anlaşılmaktadır.Buna yüzlerce örnek vardır.Ey peygamber diye başlıyan ayetler,Ey peygamber hanımları diye başlayan ayetler. ve benzerleri.

KURAN-I KERİM CİHAN ŞUMULDUR

   Allah(cc) hakiki mana ile görünen manayı ayırmak için Peygamberimize sadece sana mahsus olmak üzere tabirini kullanır.”Ey peygamber sadece sana mahsus olmak üzere gece kalk teheccüt kıl” Daha öncede açıkladığımız gibi sana mahsus,bu işe mahsus gibi kişiye veya bir olaya indirgenmeyen ayetler çihan şumuldur.Herkesi bağlar öyle olmasaydı zaten Kuranın emirlerini kimse üzerine almaz.Haşa kuran tarih ve hikaye kitabı olarak kalırdı.Sayın okurum bu konuyu uzun tuttum ki kafalarda soru işareti kalmasın.

NASS:Belirlemek sınırlandırmak söz söyleyenin ifade ettiği manaya zahirde açıklık kazandıran şey.Kuran-ı kerimdeki nass sözleri ile açık hükümler ifade eden hükümlerdir.Kurandan ve sünnetten her türlü hüküm çıkarma temelde nass ayet ve hadislere dayanır.Nassa iki örnek verelim.

AYET:(Bakara.275) ”Faiz yiyenler kıyamet günü ancak şeytan çarpmış gibi kalkarlar.Bu onların zaten faiz alış veriş gibidir demelerindendir.Oysa Allah alışverişi helal faizi haram kılmıştır.”Bu ayetin iniş sebebi faiz ile alışverişin farkını bildirmektir Nass anlamı budur. Alım satımın helal olduğunun bildirilmesi zahir anlamdır. Daha açık ifade ile ayetin başı ayetin sonunda izah edilmiştir.

AYET:(İsra.23)”Ana babaya öf bile deme ”Ayeti ana babaya öf demenin haram olduğu bildirilmektedir. Ancak ana babaya söğmek onları döğmek daha büyük eza olduğu için hiç kimse ana babaya söğmek döğmek yok burada o halde yasak değil diye düşünmez. Onların daha büyük haram olduğunu anlar.

MUHKEM.:Sağlam,anlamı açık,yorum götürmez,şüphe kabul etmez,anlamındadır.İslam fıkıh usulunde ise tevile gerek kalmayacak şekilde manası gayet açık olandır.Mesela imanın şartları gibi.Allaha iman edin dendiği vakit başka bir mana anlaşılmaz.Yine fazilet ve ahlak esaslarını bildiren zulum,ihanet,yalan,sözde durmama, ana babaya karşı gelme bozgunculukla ilgili ayetlerde muhkemdir.

HAFİ:Gizli saklı şey kendisinde değil de tatbik sahasında kapalılık bulunan ve bu kapalılığı içtihatla giderilebilen fıkıh usulu terimi. Buna göre hafi kendisi açık ve anlaşılır bir kelimedir. Ancak bu kelimeyi uygulamaya koyduğunuzda başka şeylerde buna dahil olur mu? Olmaz mı konusunda kapalılıkla karşılaşılır.Bu yönü ile hafi yine kapalı lafızlardan Müşkil den ayrılır. çünkü Müşkil de kapalılık lafzın kendisindedir.Hafi lafza örnek

AYET:(maide.38)”Erkek hırsız ve kadın hırsızın yaptıklarına karşılık Allahtan bir azap olarak ellerini kesin.”Ayette geçen hırsız kelimesinde bir kapalılık yoktur gayet açıktır ama uygulmaya geçildiğinde başka deliler gerekir. Mesela yan kesici,kefen soyucu,terörist,gaspçı,çok mal çalan az mal çalan,ihtiyacı olduğundan çalan,zengin olduğu halde çalan,kapalı yerden çalan, açık yerden çalan,bozulacak malı çalan,değerli mal çalan.ekmek çalan.altın çalan,kasa soyan Bunların hepsi aynı cezaya mı? çarptırılacaktır. Bunların. dış karine ile desteklenmesi açıklanması gerekir.

MÜŞKİL:Anlamı kapalı olan lafız delili açık olmayan lafız. Müşkilde kapalılık doğrudan doğruya lafzın kendisidir.Onunla kastedilen mana ancak onu kuşatan karine ve emareler üzerinde incelemede bulunma ve derinlemesine üzerinde düşünme yoluyla anlaşılır. Müşkil lafızlar birden çok mana verir. Mesela müşterek bir lafız olan(ayn)göz, pınar, mahiyet, casus gibi manalara gelir. Hangi anlamda kullanıldığını anlamak için ayetin tümüne bakmak gerekir. Mesela( ayet) kelimesinde 30çeşit anlam vardır. ayetin tamamından hangi anlama geldiğini ancak çıkarabiliriz. Müphem ve kapalı olan kendisinden ne kastedildiği anlaşılamıyacak derecede müphem ve muğlak olan tefsir ve araştırmayı gerektiren lafız. Mücmeldeki kapalılığın sebepleri istenilen manayı belirleyen karinelerin bulunmayışından dolayı lafzın müşterek olması

AYET: (Tekvir.17) Bu ayetteki arapça kelimesi müçmeldir.Zira hem gelen hem de giden anlamında kullanılmıştır.Kuranı kerimin ibadetlerle ilgili hükümlerin çoğu mücmeldir.Mesela namaz mücmeldir. Nasıl kılınmasını gerektiği, rekatları ,vakitler, v.b ayrıntıları Peygamberimiz(sav) açıklamıştır.

  Allah(cc) kuran-ı kerimi mucize bir kitap olarak indirdi. Kuranı okuyan profösör, okur yazar, batılı doğulu,köylü, şehirli, işci, sanayici, alim, zalim, Asırlar önce, asırlar sonra, Fenni ilim alimleri, dini ilim alimeri, her kim okursa okusun. kendi kapasitesine göre Kuran-ı kerimden birşeyler anlar.Cahil için müteşabih sayılan ayet Alim için muhkemdir. Cahil için anlaşılmayan ayet. Alim için çok kolay anlaşılabilen ayettir. Faiz için olan ayetler fakir için gereksiz görülebilir. Ancak zengin için gereklidir. Din alimleri için gök cisimlerinden bahseden ayet müteşabihtir. Ancak astronomi uzmanı için muhkem ayettir. Kolayca anlaşılır. 1000 yıl önce ayetlere bakış açısı farklıydı;  bugün farklıdır. Bin yıl sonra daha farklı olacaktır. Bugün gayet normal görülen olaylar. 1000 yıl önce mucize idi. Bugün mucize olan olaylar 1000 yıl sonra normal olacaktır. Nasıl ki televizyon,radyo,telefon,bilgisayar v.b bin yıl öncesinin mucizesi ise bugun bize mucize gelen ışık hızı ile sayahat bin yıl sonra gayet normal kabul edilecektir. Sayın okurlarım.Baştan beri teknik terimlerle sizi yorduğumun farkındayım.Amacım az sonra ayrıntısına gireceğim Ali imran suresi 7. ayetin mealine ışık tutmak idi.teşbihte hata olmaz.ayetleri anlamak neye benzer bilir misiniz.Gemiye ufuktan ve yakından bakmaya benzer.Ufukta gemiyi bir nokta olarak görür. o mesafeden bakan kişi onun nokta olduğuna yemin etse haklıdır. Çünkü o uzaklıkta ancak o görünür. biraz daha yakından bakan kişi karaltı görür. oda gördüğüne yemin etse geçerlidir.Daha yakından gören küçük bir kayık, daha da yakından gören kişi ise koca bir gemi olduğunu görür.Şimdi yakından bakan kişi diyor ki arkadaşlar bu koca bir gemidir ötekileri itiraz ediyor yok o küçük bir kayıktır.Anlatmak istediğim şudur. 1000 yıl önce alim olan kişi bugün çıksa gelse çok cahil kalır. Meseleyi hiç bu yönden ele aldınız mı?Ne kadar büyük alim olursa olsun diyelim ki 100 yaşına kadar yaşamış bir alim 90 sene hiç ara vermeden ve kitaplar önüne getirilmek şartı ile öyle ya o kadar kitabı bir arada nasıl bulacak kabul edelim ki her kitabı okudu. Hemen öbürü ona verildi. Bir insan günde kaç sayfa okur. 1 dakikada 1 sayfa okusa saatte 60, günde 1000 sayfa yapar. Senede 360 bin sayfa 10 senede 3 milyon altı yüz bin sayfa 90 senede 30 milyon sayfa yapar. her kitabı 1000 sayfa düşünün 30 bin cilt kitap yapar. Ama bugün bir çocuk bilgisayarın başına geçiyor.Bilgisayarda ne kadar bilgi var biliyor musunuz. 2 milyar cümle mevcut. 7 trilyon bilgi mevcut, 500 milyon kitap mevcut.  Hemde istediği her dili kendi diline çevirip okuyabilme imkanına sahip. Arkadaşlar yapmayın eski alimlere Allahtan vahiy gelmiş gibi peygamber sıfatı vermeyin büyük alimlerdi kabul ama onlarda insandı, onlarda hata edebilir. Onlarda yanılabilir. YANILMAYAN kurandır. yanılamayan Allah(cc) dür AYET:(Ali imran.7)”sana kitabı indiren odur.Onun bazı ayetleri muhkemdir ki bunlar kitabın esasıdır..diğerleri de müteşabihtir.Kalplerinde eğrilik olanlar fitne çıkarmak ve onu tevil etmek için ondaki müteşabih ayetlerin peşine düşerler Halbuki onun tevilini ancak Allah ve ilimde yüksek payeye erişenler bilir (alimler)ona inandık hepsi rabbimiz tarafındandır.derler.Ancak aklı selim sahipleri düşünüp anlar.”

 Sayın okurlarım bu verdiğim meal sahabiden ibni Abbasın verdiği mealdir. bugünkü mealle karşılaştıracağız inşaallah.

HADİS:” İbni mesud şöyle demiştir. Biz Ali İmran 7. ayetini ”müteşabihin  te’vilini Allah ve ilimde ileri gitmiş olanlar bilir.”Biz böyle anladık böyle iman ettik.(Taberi.mısır.111.182)

HADİS:İbni abbas dedi ki ben müteşabih ayetlerin tevilini bilenlerdenim. Ali İmran 7. ayet ”Müteşabihin te’vilini Allah ve ilimde ileri gitmiş olanlar bilir.” olarak bildik ve anladık ve anlattık.Ve Resulullah (sav) onun(ibni abbas) için Allahım onu dinde fakih kıl ona te’vili öğret.(ibni hambel1.265.hakim.3.534) . Müteşabih ayeti Allahtan başka hiç kimse te’vil edemezse . peygamberimizde mi te’vil edemez . Peygamberimiz kendisine bile yasaklanan te’vili anlaması için neden İbni Abbas için böyle bir dua etsin size mantıklı geliyor mu ? Arkadaşlar.Niçin ibni mesut biz ayeti böyle anladık diyor. Yoksa bu alimler peygamberimizden ve sahabilerden daha mı? iyi anlıyor. Bu işin bir tarafı .Ayetin mealine biraz eğilelim. ”Kalplerinde eğrilik olanlar fitne çıkarmak ve onu te’vil etmek için müteşabih ayetlerin peşine düşerler. Cümleyi dikkate tekrar okursanız. Burada yasaklanan müteşabih ayetleri te’vil etmek değil.yasaklanan fitne çıkarmak, Müslümanları  kurandan soğutmak,,dinden soğutmak,kafaları karıştırmak maksadıyla müteşabih ayetleri yanlış te’vil etmektir yasaklanan. Öyle olmasaydı . müteşabih ayetleri te’vil etmek peşine düşmek yasaktır.Denmez miydi.

KURAN-I KERİMİN ANLAŞILIR OLDUĞUNU BİLDİREN AYETLER

HADİS:Mücahit şöyle demiştir.Kuran-ı kerimi baştan sona kadar İbni Abbasa okudum. ayetleri okurken bana soru soruyor. yanlışlarımı düzeltiyordu.Ali İmran 7. ayeti okurken (İllalah diye durdum bana orda durma mana değişir. (verrasihune filğilm.) orda dur. çünkü müteşabih ayetlerin te’vilini ben biliyorum sense orda durmakla peygamberin bile bilmediğini iddia etmiş oluyorsun dedi. Allahu teallanın insanın bilgisinin ulaşamıyacağı bir uslupla kullarına hitap etmesi onların helak olması sebebini doğurur.(İmamı nevevi şerhul müslim18.18.ibnul hacip,el itkan2.4) verrasihunda ki vav atıf vavıdır. Kaldıki bu ayette ki te’vil tefsir anlamındadır ki tefsiri peygamberde mi yapamıyacaktır. Halbuki bakın Allah(cc) ne buyuruyor.

AYET:(Nuh.1)”Allahtan başkasına kulluk etmeyesiniz diye ayrı ayrı açıklanmış bir kitaptır.”(kuran)”

AYET:(Yusuf.2)”Anlayasanız diye biz onu arapça indirdik”

AYET:(Hicr.1)”Bunlar kitabın apaçık ayetleridir.

AYET:(Sad.29)”Bu kuran ayetlerini düşünsünler ve ibret alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek kitaptır.”

AYET:(Duhan.58)”(ey Muhammet) Biz onu (kuranı) senin dilinde kolaylaştırdık ki düşünüp öğüt alsınlar.”

AYET:(Muhammet.24)”Onlar kuranı düşünmüyorlar mı? yoksa kalplerinde kilitler mi ? var.”

AYET:(Nahl.44)”İnsanlara kendilerine indirileni açıklaman ve onların da düşünmeleri için bu Kuranı indirdik.

AYET:(Zümer.27)”Andolsun biz öğüt alsınlar ve sakınsınlar diye insanlara bu kuranda her türlü öğütü verdik”

AYET:(Bakara.164)”Aklını kullanan kimseler için ayetler vardır”.

   Sayın okurlarım bu ayetleri nasıl izah etmeli.Kuran diyor ki: Siz anlayasınız diye indirdik. İbret alasınız diye indirdik. Bu kitap apaçıktır. Ayrı ayrı açıkladık. Hadi her şeyi bir tarafa bırakalım. Şu ayete ne demeli

AYET:(Zümer.23.)”Allah sözün en güzelini müteşabih olan birbiriyle uyumlu(kitaben müteşabihen messani)ve bıkılmadan tekrar tekrar okunan bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların bu kitabın etkisinden tüyleri ürperir. Derken hem bedelleri hem gönülleri Allahın zikrine ısınıp yumuşar. İşte bu kitap Allahın dilediğini kendisiyle doğru yola ilettiği hidayet rehberidir.Allah kimide sapıtırsa ona yol gösteren olmaz.”

  Bu ayette Allah(cc) buyuruyor ki bu Kuran müteşabihtir. E baştan beride ayetlerin fıkhi durumlarıını yazdık gördük ki muhkem ayetler sınırlıdır. Gerisinin tamamı müteşabihtir ne yapacağız şimdi nasıl izah edeceğiz. Madem ki kimse anlamıyacaktı; Peygamber bile öyle ya Allahtan başka kimse deniyor. Peygamber zikredilmiyor. Öyleyse bu kitabın iniş amacı nedir.? Allah aşkına bana söyler misiniz.? Hani papazların kiliselerde okuduğu latince dualar gibi kimse bilmesin mi isteniyor anlamak mümkün değil. Bunun altında yatan amaç nedir? Bunun altında yatan amaç; Kurandan müslümanları uzak tutmak. anlamalarını, öğrenmelerini engellemek. Ve ayetleri kendi keyiflerine göre yorumlamak. Ayeti tefsir ve tevil edecek olan olursa o dinden çıktı müteşabih ayete mana verdi diyerek alimleri uzak tutmak daha doğrusu islamı hiristiyanlaştırmak.Başka ne gaye olabilir ki.Şimdi onların verdiği manayı yazalım

/AYET:((Ali İmran.7)”Sana kitabı indiren odur. Onun bazı ayetleri muhkemdir ki bunlar kitabın esasıdır.Diğerleride müteşabihtir. Kalplerinde eğrilik olanlar fitne çıkarmak ve onu tevil etmek için ondaki müteşabih ayetlerin peşine düşerler. Halbuki onun te’vilini ancak Allah bilir. İlimde yüksek payeye erişenler ise ona inandık. Hepsi rabbimiz tarafındandır. derler.Ancak aklı selim sahipleri düşünüp anlar.”

  Evet onların meali bu; şimdi başka bir hataya dikkatinizi çekmek istiyorum.burada bir cümle düşüklüğü yok mu?  İlimde yüksek payeye erişenler ise ona inandık  hepsi rabbimiz tarfındandır derler”. Peki onlar inandı da cahiler inanmadı mı böyle şey olur mu cahiller inanmasa zaten dinden çıkar öyle değil mi?. Görüyor musunuz? Bir durak yerini değiştirmekle ayeti ne hale sokuyorlar. Buna şaşırmayın Türkçemizde de var bu ”Oku adam ol baban gibi eşek olma” Adam oldan sonra nokta koyarsan baba eşek olur. Yok gibi den sonra nokta koyarsan çocuk eşek olur. Hani Arapçayı  kınamayın diye yazdım. Kaldı ki ayetin sonunda” ancak akıl sahipleri düşünüp anlar” .müteşabih ayetleri yani neredeyse Kuranın tamamını kimse anlamıyorsa akıl sahibi olmak neyi ifade eder öyle değil mi? Sayın okuyucularım hakkınızı helal edin. Sizi çok yordum ancak tabuları kırmak kolay değildir.Ama şunu biliyorum ki alimleri peygamber yerine koyan onlara şeksiz şüphesiz inanan insanlara değil bu kadar delil; haşa peygamberimizi getirsen ve dese ki bu alimler yanlış yaptılar. Gene peygambere değil o alimlere inanırlar. Her şey nasip meselesidir.Bize düşen tebliğ.

   Sayın okurlarım Kuran-ı kerimin tek bir harfi kıyamete kadar değiştirilemiyecektir. Bunu başaramayan İslam ve kuran düşmanları. Kuran-ı Kerimin manasıyla, durakları ile ve nesh (hükmü kaldırılan ayet) vardır. İddiası ile müslümanları kendi çıkar ve menfaatlerine alet etmek istemişlerdir. Nesh konusunu da işleyeceğiz inşallah. Aman dikkat.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder